Alkolün ve diğer kafa bulandırıcı maddelerin amacını aşan mitarlarda sürede alımasının hem maddi hem de manevi dünyamıza verdiği zararlar tartışmaya yer bırakmayacak şekilde bilinmekte ve kabul edilmektedir.
Günümüzde Alkollü içki içmek hatta üretmek ve ticaretini yapmak konusu gündeme geldiğinde çevremizdekilerden hemen dinimizin şarap içmeyi Kurana dayanarak yasakladığı sözlerini duyar; hatta alkollü içkiyi içen veya ticaretini yapacak kişiyi utandırcak, hatta lanetlemeye varacak kadar giden bir şekle dönüştüğünü gördüğümüz olaylar gün geçtikçe artmakta.
Durum böyle iken dinimizin bizlere bu konuda Kuranda nasıl yol gösterdiğini anlamak için içinde konunun geçtiği Maide Suresi 5-90; Bakara Suresi 2-219; Nisa Suresi4-43 ; Muhammed Suresi 47-15 surelere bir bakalım.
Maide Suresi5-90. Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. 5-91. Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?
Bakara Suresi2-219. Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır.
Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.
Nisa Suresi4-43. Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince
ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
Muhammed Suresi47-15 Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu ennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
Yukarıdaki surelerden kolayca anlayacağımız gibi, ortada şarap içmeyi hatta serhoş edici maddeleri almayı, üretmeyi yada ticaretini yapmayı tamamen yasaklayan bir yaklaşımın söz konusu olmadığını görmekeyiz. Hatta, Muhammed Suresi47-15 ayette -içenlere zevk veren şarap ırmakları – şarap hakkında yasaklayacı değil, özendirici bir anlamda söz edildiği
görülmektedir.
Öyleyse neden İslamda sarhoş edici içki, şarap gibi maddelere karşı katı bir yasak olduğuna inanılmakta ve savunulmaktadır?
Bunun cevabı Hz.Muhammedin ölümünden 200 yıl sonra yazılmaya başlanan hadislerde bulunmaktadır. Sarhoş edici içki, şarap gibi maddelere karşı katı yasaklar bu Hadislerin ortaya çıkması ile kendini göstermektedir.
Kuranda değil Hadislerde ortaya konulan bu tümden yasaklamalar ile alkolun tıbbı ilaçlarda kullanılması bile Haram olarak görülmektedir.
Elkdeki bilgiere bakıldığında ilginç olarak karşımıza çıkan şey ise kendini İslama adamış olan çoğu Halifelerin düzenli olarak içki içtikleri bilgisidir.
Kuranda Sarhoş edici içki, şarap gibi maddeler zararlı olduğu şu sözler ile -”Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.”- belirtilmesine karşın Kuran sarhoş edici içki, şarap gibi maddeler için katı ve toptancı yasak getirmediği görilmektedir.
Bu konuda sorun Mümünlerin Hadis(ler)i mi yoksa Kuranı mı kaynak alacakları ve inanacakları sorunudur.
Eğer hadislere inanılacak ise Kuranın yanlışlığı, eğer Kurana inanılacak isede hadislerin yanlışlığı ve çarpıtılmışlığının kabulu gerekmektedir.